KÜTÜPHANE KÜLTÜRÜ
Düzce bir kütüphane daha kazandı… Hem de öyle sıradan bir yapı değil; her detayı düşünülerek yapılmış, modern, geleceğe yani gençlerimize yatırım yapan bir eser: Fibrobeton Kütüphanesi.

Ali DİLBER
-Önce hakkı teslim edelim.
Bu güzel eseri şehrimize kazandıran Fibrobeton’un sahibi Dündar Yetişener’e ve bu yatırımlara öncülük eden Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü Bakanıma teşekkür etmek gerekir. Çünkü bu şehirde kazanan insanların, kazandığı şehre bir yatırım yaparak katkı sunması, insanların hayatına dokunması güzel bir sorumluluk örneği. İşte tam da bu yüzden bu tür yatırımlar kıymetlidir ve örnek olmalıdır.
Aslında söylenecek çok söz yoktu. Ama Sayın Valimiz Mehmet Makas'ın (konuşmasında geçen ifadelerle) altını çizdiği bir gerçek var ki, meselenin özeti gibi:
“Sayın Başkanımızın ne temel atma törenlerine ne de açılış törenlerine hız itibariyle yetişemiyoruz…”
Bu cümle, Düzce’de son dönemde yaşanan değişimin kısa bir özeti.
Şehir büyüyor…
Şehir gelişiyor…
Ve en önemlisi şehir artık sadece betonla değil, bilimle, eğitimle, kültürle de anılıyor.
Ama…
Her güzel işin ardından gelen o klasik cümleler yine gecikmedi:
“Yol yok, kütüphane açıyorsunuz…”
Eleştiriye saygımız sonsuz. Bu şehir hepimizin. Ama bazı gerçekleri de görmezden gelmeyelim.
Yollar yapılır.
Altyapı eksikleri giderilir.
Bunlar zaman, plan ve mevsim meselesidir.
Fakat; okuma, araştırma alışkanlığı yerleşmemiş, fiziki okuma alanları ve bilimsel altyapısı oluşmamış bir şehirde kusursuz yollar ve hizmetler de yapsanız, o şehrin geleceğini inşa etmiş olmazsınız. Şehir değişirken; altyapısı, üstyapısı, insanıyla bir bütün olarak gelişmeli, değişmeli. Hiç bir yatırım ‘insan’a yapılan yatırımdan kıymetli değildir. Ve şehirlerin gelişmişlik düzeyi, yetiştirdiği insanlarla doğru orantılıdır…
Bugün açılan bu kütüphaneler dolup taşıyorsa;
Gençler vakitlerini kahvehanelerde veya sanal ortamda değil, kitapların arasında geçiriyorsa,
Bu, yapılan işin ne kadar doğru olduğunu zaten gösteriyor.
Sayın Başkan Faruk Özlü Bakanımın verdiği bir müjde daha var:
Beşinci kütüphane yolda.
Demek ki bu bir başlangıç.
Demek ki bu bir vizyon.
Düzce artık sadece sanayiyle değil;
ilimle, eğitimle ve yetişmiş insan gücüyle de anılmak zorunda.
Alt yapı elbette güçlenecek.
Üst yapı da tamamlanacak.
Ama asıl mesele şu:
Zihniyet değişiyor mu?
İşte bu kütüphaneler tam da bunun cevabı.
Darısı Basmacılar Çarşısı kütüphanesine...
Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim.
Yapılanı görmezden gelmek kolaydır…
Ama yapılanı takdir etmek büyüklüktür.
Düzce’ye değer katan herkese teşekkür ederek bitirelim:
Bu şehir, konuşanların değil…
Taş üstüne taş koyanların şehri olacak