05 Ocak 2026 - Pazartesi

HAKARET Mİ DEĞİL Mİ ?

Geçtiğimiz günlerde, daha sonradan bir tır şoförü olduğu tespit edilen bir şahsın, Düzce Belediye Başkanımız Sayın Dr. Faruk Özlü Bakanımız hakkında sarf ettiği sözleri ibretle izledik.

Yazar - Ali DİLBER
Okuma Süresi: 4 dk.
126 okunma
Ali DİLBER

Ali DİLBER

-
Takip EtGoogle News

Öyle bir kelimeyi art arda telaffuz ediyor ki, burada yazmaya ne edep ne de hukuk müsaade eder. Zaten duymayan da kalmadı. Öncelikle şunu net şekilde ifade edeyim;

Bu davranış Düzce'ye yapılan bir saygısızlık kabul edilmiş, Düzce'lilik ruhu ile birçok kurum, kuruluş, vakıf dernek ve kişi tarafından tepki gösterilmiştir.

Ben ise meseleyi hukukçu kimliğimle ele almak istiyorum.

Bu sözleri sarf eden şahsın Hukuk bilgisi kendince oldukça “ileri"!!! O kadar ki, videonun başında özellikle şu cümleyi kurma ihtiyacı hissediyor:

“Bu kelime hakaret değildir.”

Bakın, burası çok önemli.

Evet, söz konusu kelime Türk Dil Kurumu’na göre tek başına hakaret olarak tanımlanmayabilir. Ancak hukuk, sadece sözlüğe bakılarak uygulanmaz. Hukuk; söyleniş tarzına, vurguya, bağlama, kastın varlığına ve muhatabın kim olduğuna bakar.

Bu şahıs kelimeyi öyle bir tonla, öyle bir vurguyla ve öyle bir bağlamda kullanıyor ki, ortada masum bir ifade değil, açık ve ağır bir hakaret vardır.

“TDK’da hakaret değil” kalkanının arkasına saklanmaya çalışıyor ama şunu unutuyor:

Hakimler ve savcılar sadece kanun maddelerini değil, olayın oluş şekli, yeri, zamanına bakarlar, vicdanlarını ve kanaatlerini de kararlarına yansıtırlar. Suçun maddi unsuru yanında manevi unsuru da vardır.

Her şey kanunda yazdığı gibi, mekanik bir şekilde işlemez.

Yargı, suç işleme kastına bakar. Her dosya kendi içinde değerlendirilir.

Bu söylemin sıradan bir kelime kullanımı ya da yalnızca bir eleştiri olmadığını net şekilde belli. Bu bir eleştiri değil, bu bir düşünce açıklaması hiç değil; bu düpedüz kamu görevi yapana hakarettir. (TCK 125). Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçudur. (TCK 216)

Gelelim işin bir de basın boyutuna…

Bu sözleri olduğu gibi yayınlayan, haberleştiren şahıs da bilinmelidir ki; bu sözleri sarf eden kadar, onu yayınlayan paylaşanlar da hukuken ve toplum vicdanında sorumludur. Sen de suç işliyorsun.

Bakın; ister yerel ister genel siyaset olsun…

Cumhurbaşkanı, bakan, belediye başkanı…

İster AK Partili olsun, ister CHP’li, ister MHP’li veya başka bir Partili.

Hiçbir siyasetçi bu üslupla eleştirilemez.

Hele ki, eleştiriye açıklığıyla bilinen, Düzce için gecesini gündüzüne katan, her kesimin derdiyle ilgilenen, Türkiye'nin Savunma Sanayiinde ve teknolojisinin gelişmesinde önemli hizmetleri olan, Bakanlık yapmış, Dr. Faruk Özlü gibi bir belediye başkanına bu dil asla yakışmaz.

Sonuç olarak;

Bu dili kullananı da, buna alan açanı da bir kez daha şiddetle kınıyorum.

Unutulmaması gereken bir kıstas vardır; Herkes kendinde olanı yansıtır.

Ve diliyorum ki, bu tür seviyesiz, hukuksuz ve ahlaksız çıkışlar bundan sonra gündemi meşgul etmesin.

Düzce’nin konuşacağı daha önemli meseleleri var.

Sevgi Saygı ve Selamlarımla...

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.