CEDİDİYE MEYDANI GEL GÖR
Düzce Belediyesi binasının yıkılması ilk gündeme geldiğinde neredeyse herkes karşı çıktı. “Olmaz”, “Yapılmaz”, “Şehir zarar görür” diyenler çoktu.

Ali DİLBER
-Bugün gelinen noktada görüyoruz ki ne belediyenin kasasından bir lira çıktı ne de şehir kaybetti. Aksine, yıkım iRRşi ihaleyle yapıldı, belediye zarar etmediği gibi kazançlı çıktı.
Bugün İstanbul Caddesi’nden, İşbilen Kurukahve tarafından bakıldığında; etrafında geçici bariyerler olmasına rağmen Cedidiye Camii tüm ihtişamıyla kendini gösteriyor. Işbilen kurukahvecisinin önünden baktığımızda o kadar ihtişamlı görünüyor ki Cedidiye Caminiz. (hele birde gece bakın) Sadi İşbilen abimize belediye binasını sen yıktırmadın değil mi diye şaka dahi yapıyorlar. Şantiye haliyle bile bu güzellik ortaya çıkıyorsa, iş yerleri tamamlandığında ortaya çıkacak tabloyu varın siz düşünün.
Bu mesele sadece bir bina meselesi değildir. Bu, vizyon meselesidir.
Dr. Faruk Özlü, bu şehre estetik katmayı, geleceği bugünden inşa etmeyi kendine misyon edinmiş bir isim. Onun vizyonu doğrultusunda atılan her adım, Düzce’nin çehresini değiştiriyor.
Cedidiye Camii ve çevresinin eski halini hatırlayanlar var mı? Ben iyi hatırlıyorum hatta çukur kahvemiz vardı, gençlik yıllarımız da takıldığımız mekandı.
Köhne dükkânlar, derme çatma yapılar, estetikten uzak bir görüntü…
Bazılarına göre orası hep öyle kalmalıydı. Çünkü Düzce’nin gelişmesini istemeyenler, ilerlemesinden rahatsız olanlar vardı.
Ama bugün gelinen noktada şunu net görüyoruz: Muhteşem bir eserin yarısı ortaya çıktı. Kalan yarısı tamamlandığında hem estetik bir kent meydanı kazanılacak hem de buradaki iş yerlerinden elde edilecek gelirle Düzce’ye yeni bir bina kazandırılacak. Üstelik bu yeni bina, eski Mustafa Kemal Ortaokulu’nun yerine, tarihi dokuyla uyumlu bir mimariyle inşa edilecek. Adı, Anıt eser.
2025 yılı da bu vizyonun ete kemiğe büründüğü bir yıl oldu.
Düzce Belediyesi, altyapıdan üstyapıya, içme suyundan kütüphanelere, spordan sağlığa kadar şehrin geleceğini ilgilendiren birçok projeyi aynı anda yürüttü. 2055 yılına kadar içme suyu ihtiyacını karşılayacak yatırımlar, deprem gerçeğini merkeze alan yapı güvenliği kararları, kütüphaneler, antik tiyatro restorasyonu, spor kampüsleri, kent meydanları…
Bunların hiçbiri “günü kurtarma” işi değil.
Bunlar, 30-40 yıl sonrasını planlayan bir aklın ürünüdür.
Bugün Cedidiye’ye baktığımızda sadece bir meydan değil;
“Bu şehir değişiyor” diyen bir iradeyi görüyoruz.
Son söz şu:
Bir şehir ya korkularla yerinde sayar ya da vizyonla büyür.
Düzce, bugün vizyonla büyüyen şehirler arasındadır.
Sevgi, saygı ve Selamlarımla...