aohbet islami chat omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat plastik şerit iqos karton masura komatsu yedek parça çember makinası polyester çember pod türkiye juul pods juul pod puff bar glo deneme bonusu veren siteler deneme bonusu bonus veren siteler

YENİ AKADEMİK YILIN İLK DERSİNİ KURTULMUŞ VERDİ

Düzce Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, akademik yıl açılış dönemi ilk dersiyle Düzce Üniversite’sini onurlandırdı.

Gündem Yayın: 08 Ekim 2024 - Salı - Güncelleme: 08.10.2024 16:06:00
Editör -
Okuma Süresi: 13 dk.
204 okunma
Takip EtGoogle News

2024-2025 Akademik Yılı Açılış Töreni öncesinde Düzce Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret eden Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Düzce Üniversitesi Anı Defteri’ni imzalayarak Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir’le bir araya geldi.

Türkiye’de ilk kez DÜ’de XR Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi ziyaret edildi

Daha sonra Türkiye’de ilk kez Düzce Üniversitesi’nde kurulan Genişletilmiş Gerçeklik (XR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret eden TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, XR teknolojisini kullanarak öğretmen adaylarını, geleceğin eğitim yaklaşımlarına hazırlayan merkez hakkında Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Genç’ten bilgi aldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Maarif Modeli kapsamında başlatılan pilot uygulamayla, öğretmenlerin bilimsel beceri ve süreç odaklı eğitim yöntemlerine uyum sağlamasının amaçlandığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, merkez ile üniversitenin; eğitim teknolojileri alanında Türkiye’de ve dünyada rol model olmayı hedeflediğine dikkat çekti. Düzce Üniversitesi’nde eğiticilerin eğitiminin de kapsamlı bir programla yürütüldüğünü söyleyen Rektör Sözbir, programın eğitimcilerin XR teknolojisi ile dijital sınıflarda daha etkili bir şekilde öğretim yapmalarını sağlamak amacıyla tasarlandığını da kaydetti.

Rektörlük ziyareti sonrasında 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne geçildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Düzce Valisi Selçuk Aslan, İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ile protokol üyeleri, akademisyenler, öğrenciler katıldı.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’u ağırlamaktan onur duyuyoruz”

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi İcra Sanatları Fakültesi Ses Sanatçısı Öğr. Gör. Emin Karadayı ve öğrencileri tarafından gerçekleştirilen Türk Halk Müziği Dinletisi ile başlayan programın açılış konuşmasını, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir gerçekleştirdi. Bu anlamlı günde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’u ağırlamaktan onur duyduklarını ifade eden Prof. Dr. Sözbir, “Başbakan Yardımcısı, Kültür ve Turizm Bakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak ülkemize vermiş olduğu üstün hizmetler için şahsım ve Üniversitem adına kendisine çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

“Türkiye Yüzyılı’nda üniversiteler milli teknoloji hamlesinin lokomotifidir”

Türkiye Yüzyılı’nda; üniversiteleri milli teknoloji hamlesinin lokomotifi olarak nitelendiren Sözbir, geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşasında öncü rolü bulunan üniversitelere büyük sorumluluklar düştüğünü, Düzce Üniversitesi’nin de bu sorumluluğunun bir gereği olarak azimle çalıştığını, ürettiği akademik bilgiyi sanayiciyle paylaştığını ve değer ürettiğini vurguladı. Düzce Üniversitesi’nin, girişimcilik, inovasyon ve Ar-Ge alanlarına özel önem verdiğini belirten Rektör, “Üniversitemiz, TEKNOFEST’te art arda 5 birincilik ödülü kazanarak bizleri gururlandırmıştır. Türkiye’nin küresel bir aktör olması için yüksek teknoloji üretimi, Ar-Ge ve inovasyon konularında yetişmiş insan gücüne ihtiyacı bulunmaktadır. Öğrencilerimizi bu bilinçle yetiştiriyor, Türkiye Yüzyılı’nı değişimin öncüsü gençlerin inşa edeceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Programda konuşan Düzce Valisi Selçuk Aslan, yeni akademik yılın bilimle geçmesi, başarıyla olgunlaşması dilekleriyle bilimin ışığında çalışmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti ve sözü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a bıraktı.

“Düzce Üniversitesi, kuruluşundan bugüne büyük bir gelişim gösterdi”

2024-2025 Akademik Yılı Açılış Dönemi’nin ilk dersini vermek üzere kürsüye davet edilen Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Düzce Üniversitesi’nin kuruluşundan bugüne büyük bir gelişim gösterdiğini dile getirerek yeni akademik yılın hayırlı ve verimli olmasını temenni etti.

Kurtulmuş, dünyadaki ve bölgedeki gelişmelerin Türkiye'ye yansımalarına ilişkin değerlendirmede bulunarak, dünyanın yeni bir dönemin başlangıcında olduğunu, bu dönemin nasıl gelişeceği, yeni gelişmelerle dünyanın hangi güç dengelerinin içerisinde hareket edeceğini bugünden bütünüyle bilmenin mümkün olmadığını ifade etti.

"Önümüzdeki süreçte çok daha önemli gelişmelerin olacağını hep birlikte göreceğiz"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şunu çok açık şekilde söyleyebiliriz ki, önümüzdeki dönemin en temel özelliklerinden birisi 'çok kutupluluk' olacaktır. Bu da şu demektir. Başta bizim içinde bulunduğumuz coğrafya olmak üzere dünyanın birçok yerinde yeni güç merkezleri, yeni güçlü ülkeler ortaya çıkacak, yeni dengeler ve yeni denklemler oluşacaktır. Çok kutuplu yeni dünyanın gelişmeleri içerisinde bu bölgenin büyük ülkelerinden birisi olan, dünyada özellikle Cumhuriyet'imizin ikinci asrında 'Türkiye Yüzyılı' olmasını temenni ettiğimiz büyük gelişmeleri, büyük birtakım fırsatları barındıran bu önümüzdeki süreçte gelişen yeni dünya denklemleri içerisinde en önemli ülkelerden birisi Türkiye olacaktır. Potansiyeli, genç nüfusu, jeostratejik konumu itibarıyla, yani hangi denklemi alırsanız alın, Türkiye önümüzdeki dönemin, bu çok kutuplu dünya dengelerinin en önemli ülkelerinden birisi olacaktır. Maalesef yeni dönenim belirsizliklerini arttıran, bu çok kutuplu dönemde önemli gelişme olarak da İsrail, 1 yıldır bölgede ateş çemberi değil büyük bir ateş çukuru açtı ve o ateş çukuruna bütün bölge ülkelerini de itmeye çalışıyorlar. Delicesine davranışlarıyla, meczup tavırlarıyla, siyaset ve akıl dışı tavırlarıyla aslında açtıkları çukura, kendileri de düşmeye aday bir ülke, yönetim olarak duruyorlar. İsrail'in bir yıldır Gazze'de devam ettirdiği bu katliamlar, bu soykırımlar aslında yeni bir döneme geçen dünyadaki dengeleri çok derinden sarsan fevkalade hayati gelişme olarak orta yerdedir. Ancak İsrail'in bu saldırgan tavrının, dünyada yeni bir gelişmeye de sebep olabileceğini görüyoruz. Örnek olsun diye söylüyorum. Arkasına aldığı güçlerle, başta ABD ve bazı Avrupa ülkeleri olmakla kendisine hiçbir şekilde dokunulamayacağını zanneden İsrail’e, Amerika'nın bütün desteğine rağmen, Birleşmiş Milletlerdeki bütün engelleme girişimlerine rağmen dünyanın hemen hemen tamamı karşı çıkmış, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin başvurusuyla da Uluslararası Adalet Divanında 'dokunulamaz' zannedilen İsrail'e dokunulmuştur. Şimdi bundan sonraki dönemde, önümüzdeki süreçte çok daha önemli gelişmelerin olacağını hep birlikte göreceğiz."

İsrail'in saldırılarının 7 Ekim 2023'te başlamadığını anımsatan Kurtulmuş, bu senaryonun birinci ve ikinci perdesinin bulunduğunu belirterek, "1917'de Osmanlı cihan devleti, Filistin topraklarından çekilmek zorunda kalınca oraya İngilizler geldi ve orayı yönetmeye başladı. İngiliz yönetiminin yönetimi ele aldığı zaman yaptığı ilk iş, şimdi yerleşimci diyoruz ya, gelip Filistinlilerin topraklarına yerleşiyorlar... İlk 1917'de yerleşimciler İngilizler tarafından Filistin topraklarına yerleştirildi. O haritayı biliyorsunuz. Bugün neredeyse tam tersi olan o haritada oraya yasa dışı yerleşimciler İngilizler eliyle yerleştirilmeye başlandı. Arkasında 1948, 1967’deki savaşlarla İsrail ilhak, imha ve işgal politikalarını duraksamadan devam ettirdi." şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, Filistin topraklarındaki oyunun birinci perdesinin 1917'de, ikinci perdesinin de 2003'te açıldığını söyledi.

"Arzımevudun gerçekleşmesine Türkiye asla müsaade etmeyecektir"

ABD'nin Irak'ı işgaliyle başlayan ve arkasından 2011'de "Arap Baharı" olarak başlayan gelişmelerin bölgede tam da İsrail'in bugünü için hazırlığın başlangıcı olduğunu belirten Kurtulmuş, ikinci perdeyle bölge ülkelerinin tamamının birbiriyle düşman, rakip, çelişen, çatışan ülkeler, halklar ve mezhebi yapılarda birbirlerine karşıt haline getirildiklerini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Dolayısıyla ikinci perde maalesef acı gelişme olarak yine arkasında yüz binlerce insanı yaralı, ölü şekilde bırakarak gerçekleştirilmiş, ikinci perdenin kapanmasıyla üçüncü perde yani Gazze'nin fiilen işgaliyle başlayan süreç gerçekleşmeye başlamıştır. Üçüncü perde devam ediyor. Ve burada hazır bu kadar bölge ülkelerini dağınık, İslam ülkelerini bu kadar inisiyatifsiz, korkak, siyaseten etkisiz bulmuşken ve arkasında gemileriyle, uçaklarıyla, askeri gücüyle, siyasetiyle Batı ülkelerini, büyük ülkeleri kendi yanında bulmuşken, Netanyahu ve çetesi diyor ki, 'Biz de son vuruşumuzu yapalım arzımevudu gerçekleştirelim.' Dünya sistemini ciddi şekilde yerden yere vuran, dünya sistemini bundan sonraki süreçte gerçekten yeni gelişmelere gebe bırakan bu saldırgan tavrın bütün ülkeler tarafından önlenmesi, dünya barışı için en önemli şarttır. Bu çerçevede Türkiye'nin de bütün insanlarının uyanık olması lazım."

İsrail'in vadedilmiş topraklar meselesinin hikaye olmadığını gördükleri için yıllardan beri uyarılarda bulunduklarına değinen Kurtulmuş, "Şimdi bütün bu gelişmeleri zincirin parçaları olarak birbirine bağladığınızda 1917'den itibaren bugüne kadar gelinen süreçte, nasıl bütünleşik bir harekat planı içerisinde hareket edildiği aşikardır. Bu çerçevede arzımevudun gerçekleşmesine Türkiye asla müsaade etmeyecektir." dedi.

"Ülkemize karşı birtakım niyetler içerisinde olanlara karşı ortak duruşu sergilememiz milli vazifemizdir"

İsrail bayrağının üstündeki mavi çizginin Fırat Nehri'ni, altındaki mavi çizginin ise Nil Nehri'ni sembolize ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Yani Nil'den Fırat'a bütün bu coğrafya siyonistlerin emri altına girmeden bu harekatı bitirmemeye yemin etmiş vaziyettedirler. Onun için uyanık olmak, ne yapıldığını, ne yapılmak istendiğini gayet iyi görmek ve Türkiye olarak önce kendi topraklarımızı, kendi milletimizi, kendi vatanımızı en iyi şekilde korumak ve bölgenin birliğini, dirliğini sağlamak için mücadele etmemiz lazım. Bunun için öncelikle uyanık olmalı. Orta Doğu'daki ve dünya meselelerinde Türkiye'nin içerisinde ne kadar farklı fikirlere sahip olursak olalım, siyaseten hangi farklı programları, teklifleri halkımıza sunuyor olursak olalım, milli meselelerimizde bir, beraber ve bütünleşik olmak mecburiyetindeyiz. Bunu sadece bir siyasi partinin mensubu, sadece vatansever olarak değil, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak sorumluluk olarak görüyorum. Siyaseten fikirlerimiz farklı olabilir, gittiğimiz istikametler A'dan Z'ye birbirine zıt olabilir ama milli menfaatlerimiz, özellikle önümüzdeki yeni dönemde Türkiye'nin imkanlarını ve kabiliyetlerini artırma azmimiz, gayretimiz ve başta siyonistlerin hedefleri olmak üzere ülkemize karşı birtakım niyetler içerisinde olanlara karşı da ortak duruşu sergilememiz bizim milli vazifemizdir. Eğer Türkiye bu konudaki birliğini, beraberliğini devam ettirirse, Allah'ın izniyle bölgedeki oynanan oyunları çözebilecek bir iradeyi ortaya koyacaktır."

Kurtulmuş, Netanyahu ve çetesinin, siyonist rejimin yalnızlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ne yazık ki, zaman zaman insanı çıldırtan Batı'dan bazı açıklamalar geliyor. Bunlardan en çok bizi rahatsız edenlerden birisi de adam şimdi Lübnan'a saldırıyor. Diyor ki, 'İşte efendim ölçülü mukabelede bulundu.' Allah aşkına bir mukabelenin ölçülü olabilmesi için daha kaç 50 bin masum insanın ölmesi gerekir? Böylesine gayriinsani düşünce olabilir mi? Onlarla da konuştuğumuzda söylüyoruz. Dünyada bu katliamları durduracak bir tane ülke var; Amerika istesin bir günde bu işi bitirir. Bir cümle söyleyecek, hatta bir kelime söyleyecek: 'Dur Netanyahu!' Bunu demiyor. 'Devam et Netanyahu!' diyor. Dolayısıyla bu katliamlara onlar da ortak olduklarını ortaya koymaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte isteseler de istemeseler de Netanyahu ve çetesi yalnızlaşacaktır."

Düzce Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Açılış Töreni, hediye takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.