PROF DR. FATMA GÖKŞİN: ELEKTRONİK SİGARA MASUM DEĞİL

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatma Gökşin Cihan, tütün ve tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki zararlarına ilişkin önemli bilgilendirmede bulundu.

Gündem Yayın: 09 Haziran 2026 - Salı - Güncelleme: 09.06.2026 13:08:00
Editör -
Okuma Süresi: 11 dk.
41 okunma
Takip EtGoogle News

Cihan, Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin “daha az zararlı” veya “sigara bırakma yöntemi” olarak sunulmasının doğru olmadığını belirtti.

 

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlu Hekimi ve Tütün Bağımlılığı ve Tedavisi Eğitici Hekimi Prof. Dr. Gökşin Cihan, tütün kullanımını, bugün insanlığın karşılaştığı en büyük önlenebilir halk sağlığı sorunu olarak ifade etti. Tütün kullanımını günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük önlenebilir halk sağlığı sorunu olarak nitelendiren Prof. Dr. Cihan, sigaranın yol açtığı sağlık, ekonomik ve çevresel zararların boyutlarına dikkat çekti.

COVID-19 pandemisinin üç yılda dünya genelinde yaklaşık 6,5 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Cihan, sigaranın ise her yıl dünya genelinde 8 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtığını belirterek, “Bu, kesintisiz ve kronik bir pandemidir” dedi.

Türkiye’de tütün kullanımının yol açtığı can kayıplarının büyüklüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Cihan, “6 Şubat depremlerinde 45 bin vatandaşımızı kaybettik ve haklı olarak bunu ‘Asrın Felaketi’ olarak adlandırdık. Ancak ülkemizde tütün kullanımı nedeniyle her yıl yaklaşık 100 bin insanımız hayatını kaybediyor. Başka bir ifadeyle her yıl iki kez asrın felaketini yaşıyor, her 5 dakikada bir vatandaşımızı toprağa veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tütün kullanımının yalnızca sağlık açısından değil çevresel açıdan da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Prof. Dr. Cihan, Türkiye’de her gün yaklaşık 90 ton sigara izmaritinin doğaya ve çevreye bırakıldığını, bunun yıllık bazda yaklaşık 5 bin çöp kamyonu hacmine karşılık geldiğini söyledi. Ayrıca üretilen her 3 bin paket sigara için bir ağacın yok edildiğini ifade eden Cihan, çocukların da ciddi risk altında olduğunu belirterek Türkiye’de her 100 çocuktan 46’sının sigara dumanına maruz kaldığını kaydetti.

Tütün kullanımının sağlık sistemine önemli bir yük getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Cihan, tedavi maliyetleri, iş gücü kayıpları ve ekonomik zararların halk sağlığını ve ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini belirtti. Özellikle gençler arasında sigaraya başlama yaşının düşmesinin gelecek açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Sigaranın Vücuda Verdiği Zararlar

Bir sigara yakıldığında 7 binden fazla kimyasal maddenin ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Cihan, bunların yüzlercesinin zehirli, en az 70’inin ise kanserojen olduğunu söyledi. Bu maddelerin başta solunum sistemi olmak üzere tüm organ sistemlerine zarar verdiğini belirten Öğretim Üyesi akciğer dokusunun tahrip olması sonucu nefes darlığı ve kronik öksürüğün ortaya çıktığını, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon ve pıhtılaşma riskinin arttığını ifade etti.

Nikotin bağımlılığının beyindeki ödül sistemini etkilediğini ve zamanla kişinin sigara olmadan normal hissedemeyecek noktaya gelebildiğini söyleyen Prof. Dr. Cihan, üreme sağlığının da olumsuz etkilendiğini belirtti. Kadınlarda kısırlık, düşük ve erken doğum risklerinin arttığını, erkeklerde ise sertleşme sorunları ve sperm kalitesinde düşüş görüldüğünü aktardı. Sigaranın bırakılmasından sonraki iki ay içinde aktif sperm sayısında belirgin artış gözlemlendiğini ifade eden Cihan, kısırlık tedavisinde ilk adımlardan birinin sigarayı bırakmak olduğunu vurguladı.

Gebelik döneminde sigara kullanımı ya da sigara dumanına maruz kalınmasının bebeğin gelişimini olumsuz etkilediğini belirten Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cihan, ciltte erken yaşlanma, yara iyileşmesinde gecikme ve diş eti hastalıklarında artış gibi sonuçların da görüldüğünü söyledi.

Güncel araştırmaların tütün kullanımının genetik etkilerinin nesiller boyu sürebildiğini ortaya koyduğunu belirten Öğretim Üyesi, “Balkonda içiyorum, çocuğuma zarar vermiyor.” düşüncesinin bilimsel karşılığı olmadığını ifade etti. Ayrıca günde bir paket sigara içen kişinin 30 yıl sonunda yaklaşık 10 bin kez röntgen çektirmiş kadar radyoaktiviteye maruz kaldığını belirten Prof. Dr. Cihan, sigaranın yavaş ilerleyen ancak geri dönüşü zor hasarlar bıraktığını söyledi.

Tütünün Neden Olduğu Hastalıklar

Tütün kullanımının hemen her organ sistemini etkilediğini belirten Prof. Dr. Cihan, akciğer kanseri ölümlerinin yaklaşık yüzde 85’inin sigaraya bağlı olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra ağız, gırtlak, yemek borusu, pankreas, mesane, böbrek ve rahim ağzı kanserlerinin de tütün kullanımıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) nedeniyle gerçekleşen ölümlerin yaklaşık yüzde 80’inin sigara kaynaklı olduğunu belirten Prof. Dr. Cihan, tüm solunum yolu hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin üçte birinin de tütün kullanımına bağlı olduğunu kaydetti. Kalp krizi, felç ve damar hastalıkları riskinin sigara kullanan bireylerde önemli ölçüde arttığını belirten Prof. Dr. Cihan, diyabet, mide ülseri, kemik erimesi, katarakt ve bağışıklık sisteminin baskılanmasının da tütün kullanımıyla ilişkili olduğunu söyledi.

Uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili araştırmalara da değinen Öğretim Üyesi, yasaklı maddeleri kullanan bireylerin büyük çoğunluğunun öncesinde düzenli tütün kullanıcısı olduğunu belirterek, “Tütün diğer bağımlılıkların giriş kapısıdır.” dedi. “Sigara içmek basit bir irade meselesi değil, tedavi edilmesi gereken klinik bir hastalıktır.” ifadelerini kullandı.

Pasif İçicilik de Hayat Tehdit Ediyor

Pasif içiciliğin sigara kullanmayan bireylerin istemsiz olarak tütün dumanına maruz kalması anlamına geldiğini belirten Prof. Dr. Cihan, bunun “masum tarafın zarar görmesi” olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 25 bin kişinin hiç sigara içmediği halde pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Prof. Dr. Cihan, dünya genelinde pasif içicilik kaynaklı ölümlerin yılda yaklaşık 1,6 milyona ulaştığını, bunların 166 bininin çocuklardan oluştuğunu belirtti. Pasif içiciliğin özellikle çocuklarda astım atakları, orta kulak iltihapları, sık bronşit geçirilmesi ve Ani Bebek Ölümü Sendromu riskini artırdığını ifade eden Öğretim Üyesi, yetişkinlerde ise akciğer kanseri ve kalp krizi riskini yüzde 20 ila 30 oranında yükselttiğini söyledi. Bir araç içerisinde içilen tek sigaranın etkilerinin aylarca devam edebildiğini belirten Prof. Dr. Cihan, “Camı açtım” ya da “Balkonda içtim” gibi savunmaların bilimsel dayanağı olmadığını vurguladı.

Elektronik Sigara Masum Değil

Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin “daha az zararlı” veya “sigara bırakma yöntemi” olarak sunulmasının doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Cihan, bu ürünlerin ciddi miktarda nikotin içerdiğini ve bağımlılığı sürdürdüğünü ifade etti. Bu ürünlerde bulunan aroma ve kimyasalların akciğerlerde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Cihan, Türkiye’de ithalatı ve satışının yasak olmasına rağmen özellikle gençleri hedef alan yasa dışı ticaretin sürdüğünü belirtti. Elektronik sigara kullanımının gençlerin normal sigaraya başlama riskini üç kat artırdığını ifade eden Prof. Dr. Cihan, bu ürünlerin bir bırakma yöntemi değil, tütün endüstrisinin yeni bir pazarlama stratejisi olduğunu söyledi.

Sigara Bırakıldığında Vücut Hızla Toparlanıyor

Sigara bırakıldıktan sonra vücudun kendini onarmaya başladığını belirten Prof. Dr. Cihan, ilk 20 dakika içinde kalp atış hızının ve kan basıncının normale döndüğünü söyledi. İlk 12 saat içerisinde kandaki karbonmonoksit seviyesinin normale indiğini, 48 saat sonra tat ve koku alma duyularının iyileşmeye başladığını ifade eden Öğretim Üyesi, birkaç hafta içerisinde dolaşımın düzeldiğini ve akciğer fonksiyonlarının arttığını belirtti. Bir yıl sonunda kalp krizi riskinin yarı yarıya azaldığını, 10 yıl sonunda akciğer kanseri nedeniyle ölüm riskinin önemli ölçüde düştüğünü ve 15 yıl sonra kalp damar hastalıkları riskinin hiç sigara içmemiş bireylere yaklaştığını kaydetti.

Sigara Bırakma Sürecinde Profesyonel Destek Önemli

Sigara bırakmanın bir irade sınavı değil, bağımlılık tedavisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Cihan, en etkili yöntemin tıbbi tedavi ile psikolojik desteğin birlikte uygulanması olduğunu belirtti. Bilişsel davranışçı terapilerin alışkanlıkların değiştirilmesinde etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cihan, nikotin yerine koyma tedavileri ile çeşitli ilaçların da hekim kontrolünde kullanılabildiğini söyledi. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nın vatandaşlara 7 gün 24 saat ücretsiz destek sunduğunu belirten Prof. Dr. Cihan, bırakma sürecinde profesyonel yardım alınmasının başarı şansını artırdığını kaydetti.

Aile Hekimleri ve Sigara Bırakma Poliklinikleri Sürecin Önemli Parçası

Aile hekimlerinin tütün bağımlılığıyla mücadelede ilk başvuru noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Cihan, her muayenede tütün kullanımının sorgulandığını ve bırakmaya hazır bireylerin motivasyonel görüşmelerle desteklendiğini söyledi. Hastaların gerekli durumlarda sigara bırakma polikliniklerine yönlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Cihan, polikliniklerde bağımlılık düzeyinin ölçüldüğünü, solunum fonksiyon testleri ve karbonmonoksit ölçümlerinin yapıldığını belirtti. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanan sigara bırakma ilaçlarının uygun hastalara ücretsiz olarak verilebildiğini kaydeden Cihan, düzenli takiplerle bırakma sürecinin desteklendiğini ifade etti.

Açıklamasının sonunda tütün kullanan bireylere seslenen Prof. Dr. Gökşin Cihan, nikotinin bilinen en güçlü bağımlılık yapıcı maddelerden biri olduğunu ve tütün bağımlılığının eroin ve kokain bağımlılığıyla aynı sınıfta değerlendirildiğini belirtti. “Bırakamamak kişisel bir başarısızlık değil, bağımlılığın biyolojik sonucudur” diyen Öğretim Üyesi, her yaşta ve her koşulda sigarayı bırakmanın sağlık açısından yeni bir başlangıç anlamına geldiğini söyledi.

“Bu mücadelede yalnız değilsiniz. ALO 171 ve Sigara Bırakma Poliklinikleri olarak yanınızdayız. Kendinize ve sevdiklerinize derin bir nefes hediye edin. Sigara bırakma, tek başına verilen bir savaş değil; birlikte kazanılan bir süreçtir. Bu mücadele aynı zamanda ülkemizin çocuklarını ve geleceğini tütün endüstrisine karşı koruma mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

 


 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.