“FAHRİ ABİDEN ÖZÜR DİLİYORUM”
Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, AK Parti’de 2 dönem vekillik yapmasının yanı sıra bir dönem Düzce TSO’yu da yöneten emektar siyasetçi Fahri Çakır’dan Düzce iş dünyası olarak kısır çekişmeler nedeniyle Ankara nezdinde yararlanamadıklarını vurguladı.

Çakır’ın hem oda başkanı hem de vekil olduğu dönemde TSO’nun bütün işlerini çözebilecek etkiye sahip olduğunu vurgulayan Bıyık, “Çakır’ı saçma-sapan gerekçelerle bezdirdik. Kamyoncular Kooperatifi Başkanı Orhan Yılmaz’ın yakında zamanda yanına giderek dediği gibi ben de kendisinden geçmişteki tüm yıpratıcı hamleler yüzünden özür diliyorum.” dedi. Ayrıca TSO eski Başkanı Tuncay Şahin, TSO Meclis Üyeleri Bilal Türkan ve Bülent Sivrikaya’nın yönetiminde yer aldığı oda iştiraki şirketin mali işlemlerini araştırmak için görevlendirilen müfettişin şirkette usulsüzlük tespit ettiğini ve konunun yargıya taşındığını belirtti ve ekledi: “Suçlu kim olursa olsun cezasını çekecek.”
Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın hazırlayıp sunduğu, Öncü TV ekranları, 100.2 Radyo Öncü ve Öncü Medya sosyal medya ağları üzerinden geniş kitlelere ulaşan “Kitabın Ortasından” programının konuk olan Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, Düzce eski Milletvekili ve Düzce TSO eski Başkanı Fahri Çakır’ın Ankara’da kapıları sonuna kadar açan bir siyasetçi olmasına karşılık, odadaki iç çekişmeler yüzünden kendisinden faydalanamadıklarını söyledi.
Ünsal, Orhan Yılmaz’ın özür ziyaretini anlattı
Bu sırada sözü alan program sunucusu Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Fahri Çakır’ın TSO başkanı olduğu dönemde meclis üyesi olan Düzce Kamyon ve Tır Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Orhan Yılmaz’ın yakın zamanda Çakır’a özür ziyaretinde bulunduğunu açıkladı. Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Ertan Taşlı’nın meclis başkanı, Fahri Çakır’ın ise oda başkanı olduğu 2013-2018 yılları arasında her meclis toplantısında kavganın eksik olmadığını anımsatan Ünsal, Taşlı grubunun Fahri Çakır yönetimine sık sık suçlayıcı ithamlarda bulunduğunu vurguladı. Bu yaşananlardan vicdan azabı duyarak TSO eski Başkanı Fahri Çakır’ı ziyaret eden eski Meclis Üyesi Orhan Yılmaz’ın bu görüşmede kendisine, “Yaşananlardan rahatsızlık duyuyorum. O dönemdeki kavgalarımızı yüzünden özür diliyorum.” dediğini aktardı.
Bunun üzerine konuk Erdoğan Bıyık da Yılmaz’a katıldığını belirterek, “Ben de Fahri abiden özür diliyorum.” şeklinde konuştu.
“Fahri Çakır’dan milletvekilliği döneminde yeteri kadar yararlanamadık”
AK Parti Düzce eski Milletvekili ve Düzce TSO eski Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Çakır’dan TSO’daki kısır çekişmeler nedeniyle vekilliği döneminde yararlanamadıklarını belirten Bıyık, “Fahri Çakır TSO Başkanı seçildiği zaman açık söylüyorum Fahri abiyi de ben hakikaten çok da severim saygı duyarım. Fahri Çakır hatta o zaman da çalışmasına çok büyük destek oldum. İki grup vardı, Fahri abiye bir tane önergeyle çalıştık. Fahri abiye bir tane önerge götürürdüm ben, imzaladım okusana derdim. O da ‘Sen getirdin, neden okuyacağım?‘ derdi. Fahri abi, ben seçildikten sonra meclise geldi sağ olsun ayaklarına sağlık. Her şeyden önce Düzce’mizin vekili, her şeyden önce eski TSO başkanımız. Kürsüden bir şey söyledi, bunu da çok enteresan “Ben Erdoğan’a kefilim.” dedi. Allah razı olsun Ragıp abiden de duydum, sağ olsun Allah bin kere razı olsun. Büyüklerimiz onlar, bizim yol göstericilerimiz. Onların bu kelimeleri kullanması, benim için çok çok önemli, Allah bin kere razı olsun. Onlar bizi iyi tanıyan insanlar, yani çocukluğumuzdan beri tanıyan insanlar. Fahri abi şöyle bir şey söyledi, ‘Erdoğan yanlış iş yapmaz, yanlış işe müsaade etmez, yanlış bir iş yapıyorsa da ben altına imza atarım, mutlaka sonucunda bir doğru vardır.’ dedi. Bu da benim için çok önemliydi. Fahri Çakır o zaman vekildi, TSO başkanı oldu, en iyi çalışabileceği zamanda, Fahri Çakır vekildi. Bakanla oturup, kalkıyordu. TSO’nun bütün işlerini bakanlıkta, iktidarda en üst derecede görebilecek bir kişilikti ve biz Fahri Çakır’ı kullanamadık. ’Yok sen aldın, yok arabayla gezdin, yok 5 lira. Bugün Fahri Çakır, 3 kilo tavuğa ihtiyacı olan bir adam mı? Böyle saçma sapan bir iş olabilir mi?” şeklinde konuştu.
“Fahri Çakır’ı kısır çekişmeler nedeniyle çalıştırmadılar”
AK Parti Düzce eski Milletvekili ve Düzce TSO eski Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Çakır’dan TSO’daki kısır çekişmeler nedeniyle vekilliği döneminde yararlanamadıklarını belirten Bıyık, “Fahri Çakır’dan bahsediyorsunuz; meclisi o duruma düşüreni, siz de biliyorsunuz, Düzce’deki herkes de biliyor. Hatta benim bir konuşmamda sağ olsun Fahri Çakır bir parça nezaketinden kendini de hiç bozmadan bu işi bitirdi. TSO başkanıyım, ama bak ben Fahri Çakır değilim. Ben şuna inanıyorum; Fahri Çakır bu Ticaret ve Sanayi Odası’na çok büyük katkısı olabilecek bir insandı. Ama bu kısır çekişmelerle adamı çalıştırmadılar, bezdirdiler ikrah ettirdiler. O dönem de öyle gitti.
“Sabretti, sabretti ama…”
Bıyık konuşmasının devamında şunları söyledi: “O dönem iki grup vardı mecliste. Fahri Çakır’ın karşısındaki grupta olmama rağmen, ben önerdiğine imza atıyorum, o benim önerdiğime bakmadan imza atıyor. Ben Fahri Çakır’ı istemeyen grupta olmama rağmen birbirimize güvenirdik. Yoksa onun grubundakilerle ‘Sen bana nasıl konuşuyorsun’ diye kavga ediyorduk. Fahri abiye de teşekkür ederim. Yani Fahri abi de çok büyük sabır varmış. Sabretti, sabretti ama olmayacak işler. Yani burası bunun yeri de değil.” açıklamalarında bulundu.
“Son kararı mahkeme verecek”
Programda Bıyık, TSO eski Meclis Başkanı Ahmet Dertli’nin ortaya çıkarttığı ve Düzce kamuoyu ile iş dünyasının yakından takip ettiği odaya bağlı şirketin zarar uğratıldığı iddiaları ile ilgili Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan gönderilen müfettişin hazırladığı raporda, yolsuzluk tespit edildiğini belirtti. Hazırlanan raporun Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Düzce Valiliği’ne ve Ticaret İl Müdürlüğü’ne gönderildiğinin altını çizen Bıyık, usulsüzlükte adları geçen TSO eski Başkanı Tuncay Şahin’in, Meclis Üyesi Bilal Türkan’ın, yine Meclis Üyesi ve Şirket Yöneticisi Bülent Sivrikaya hakkındaki son kararı mahkemenin vereceğini ifade etti.
“1 Lira’ya tamah edenden Allah hesabını sorsun”
Usulsüzlüğü ortaya çıkartan TSO eski Meclis Başkanı Ahmet Dertli’nin ilk başta yanlış yol izlediğini dile getiren Bıyık, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“O anki meclis başkanımızın böyle bir şikayeti var mahkemede, fakat bazı endişeleri olduğu için böyle yapmış durup durukken, böyle bir şey yapmaz. Bazı endişelerinin de açık söylemek gerekirse, haklı olduğunu da görüyoruz. Artık iş bittiği için konuşabilirim, daha önce de siz bana kızmıştınız, “Neden açıklama yapmıyorsunuz!” diye. Ahmet Dertli bir suç duyurusunda bulunmuş ama endişeleri varmış ama tabii yanlış yoldan gitmiş, bunun yolu bu değilmiş. Biz de bunu böyle bilmiyorduk tabii, bunun yolu Ticaret Bakanlığı’ndan müfettiş istemekmiş. Biz ilk önce bir şey söyleyemiyoruz, basın soruyor siz soruyorsunuz. Benim öyle bir tarzım yok açık, söyleyeyim çünkü bilmediğim şeyi söyleyemem yani, her zaman söyledim şimdi de söyleyeyim. Tuncay Şahin benim 40 senelik komşum, benim düşmanım değil. Ama şunu da söylüyorum, bu milletin, bu devletin 1 lirasına tamah edenden Allah sorsun hesabını, mahkemeler de sorsun.
“Suçlu cezasını çekecek”
Yönetim olarak müfettiş raporu ile belgelenen usulsüzlüğün üzerine gittiklerini söyleyen Bıyık, “Suçlu cezasını çekecek, kim olursa olsun bu net. Şimdi diyorsunuz ya; ‘Erdoğan Bıyık ve ekibi bu olayı kapatmaya çalışıyor’ diye. Bu mümkün değil, ben hayatımda daha önce de yöneticilik yaptım biliyorsunuz, ben şike ile alakalı burada bir kulübü Futbol Federasyonu’na şikayet etmiş bir adamım. ‘Bu adam şike yaptı, ispatı da bu diye.’ Öyle şeylere en ufak bir imtiyazım olmaz benim, ama kimseye düşman değilim. Çünkü herkesin çoluk çocuğu var. Bilmediğim şey için konuşamam, konuşmam. Bununla alakalı da müfettiş konuşmamızda teşekkür etti. Bana “Başkanım niye bu kadar süreçte en ufak bir açıklaman yok, basında en ufak bir söylemin yok, senin yerinde başka biri olsaydı, neler söylerdi.” gibi konuştu. Neticede rakiptik, bu yönetim kazandı, biz kazandık. Biz ve arkadaşlarımda sağ olsun Allah razı olsun, hiç kimse en ufak bir şeyde bulunmadık. Daha önce müşavir çağırdık, denetleme için, bağımsız denetleme çağırdık. Bağımsız denetleme raporlarından birtakım şeyler çıktı.” ifadelerine yer verdi.
“Müfettişin raporunu okudum, usulsüzlük var!”
Müfettişin hazırladığı raporu, savcılığa, Ticaret İl Müdürlüğü’ne ve valiliğe de gönderdiği söyleyen Bıyık, sürecin nasıl işlediğini şöyle anlattı: “Ahmet Dertli’nin söylemek istediği şikayete konu olan olaylardan bir tane çıkınca, baktık ki ‘Evet böyle bir şey var’ ve süreci ilerlettik. Bunu orada-burada, kahvede konuşmadık, süreci ilerlettik ve Ticaret Bakanlığı’ndan müfettiş istedik. Ticaret Bakanlığı’ndan müfettiş buraya geldi, hakikaten müfettiş bey de tam bir devlet adamı yani. Ben bir 10 dakika konuşabildim, ama böyle hakikaten devlet olduğunu hissediyorsunuz. Biz müfettiş istedik, savcılık bununla alakalı hiçbir şey yapmıyor. Şu anlamda üstünü kapatmak için prosedür yani. Bizim ne yapmamız lazımmış? Aslında biz Ticaret Bakanlığı’ndan müfettiş isteyeceğiz. Müfettiş alacak inceleyecek ve rapor hazırlayacak. Bu raporu şu andaki olduğu gibi savcılığa götürdükten sonra, süreç başlıyormuş. Hani ilk önce savcılığa gidiyorsun ya; sen bu anlamda benim muhatabım değilsin. Bu müfettiş bir rapor yazdı, bunu savcılığa gönderdi, bize gönderdi işte Ticaret İl Müdürlüğü’ne gönderdi, valiliğe gönderdi. Hatta büyük bir kısmını ben de okudum. Tabii bu işle alakalı, şirketin sorumlusu iki arkadaşımız var bu işleri yürüten. Onlara da teşekkür ediyorum gerçekten niye oradan-buradan baskıya rağmen şirketin sağ olsun İl Disiplin Kurulu Başkanımıza Recai Sönmez’e teşekkür ediyorum. Hakikaten bu işe büyük vakit ayırdılar, ilgilendiler ve gereğini yaptılar. Şu anda savcılıkta bir suç unsuru var mı, hakim değilim savcı değilim, ama okuduğumuz raporlar çerçevesinde tabii ki bir şeyler var, onları da tabii ki savcı ve mahkemeler çözer. Şu anda mahkeme açılacak ve adaletin vereceği karar doğrultusunda hareket edilecek. Şu an kimse buna müdahale edemez, mümkün değil böyle bir şey rapor gayet net bunun üzerinden, hakimler ve savcılar inceleyecekler, gerekli cezayı verecekler. Ben hakim, savcı değilim, ama raporlar içinde müfettiş beyin yazdığı raporu, ben bir ticaret erbabı olarak okuduğum zaman, usulsüzlük var.” ifadelerini kullandı.