‘DOĞAL OLAN NORMAL DOĞUM’ TEMALI EYLEM PLANI TANITILDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Normal Doğum Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’na Düzce İl Sağlık Müdürümüz Dr. Yasin Yılmaz da katılım sağladı.

“Doğal Olan Normal Doğum” temasıyla düzenlenen Normal Doğum Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’nda planın detayları anlatıldı.
“Anne adaylarımızı fıtratlarındaki bu mucizeyi bu eşsiz bilgeliği kucaklamaya davet ediyorum”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan konuşmasına, anne ve bebek arasındaki özel ilişkiden bahsederek başladı ve normal doğumun faydaları ile sezaryenin risklerine değindi. Erdoğan, Türkiye’de dünyaya gelen iki çocuktan birinin sezaryenle doğduğunu, sezaryenin ise anne ve bebek üzerinde hasarlar bıraktığının bilimsel olarak bilindiğini söyledi. Toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarda medya ve akademi dünyasına büyük sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Emine Erdoğan, ayrıca normal doğum çalışmalarına destek veren Azra Akın’a sunduğu örnek davranış dolayısıyla teşekkür etti. Emine Erdoğan, bütün anne adaylarını fıtratlarındaki bu mucizeyi, başka tecrübeyle edinilmeyecek bu eşsiz bilgeliği kucaklamaya davet etti.
“Normal Doğum Eylem Planı geleceğe yatırım niteliği taşıyor”
Normal Doğum Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, normal doğumun teşviki ve sezaryen oranlarının azaltılmasının yalnızca anne ve bebek sağlığını korumakla kalmayıp toplumun uzun vadeli sağlık hedeflerini de doğrudan etkileyen bir konu olduğunu belirtti. Sağlık Bakanlığı olarak her zaman toplum sağlığını koruma ve geleceği güvence altına alma sorumluluğunu taşıdıklarını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, bu sorumluluğu daha kapsamlı bir perspektiften ele almak zorunda olduklarını ve bu doğrultuda Normal Doğum Eylem Planı’nın bir sağlık politikası olmanın ötesinde geleceğe yatırım niteliği taşıdığını söyledi.
“Toplam doğurganlık hızı 2023 yılı itibarıyla 1,51’e düştü”
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Ülkemizin toplam doğurganlık hızındaki gerileme, nüfus yenilenme seviyesinin altında kalmış ve bu durum sürdürülebilir bir gelecek için büyük bir tehdit hâline gelmiştir. Bugün doğurganlık hızındaki azalma ve sezaryen oranlarındaki artış bunu bize göstermektedir. Toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 iken, 2023 yılı itibarıyla 1,51’e düşmüştür. Bu, nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’un çok altındadır ve bu düşük doğurganlık oranı ülkemizin geleceğini doğrudan etkileyen bir gelişmedir. Dünya Sağlık Örgütü, sezaryen oranlarının yüzde 15’in üzerinde olmasını önermezken ne yazık ki ülkemizde bu oran çok daha yüksektir. Sezaryen, bir doğum şekli değil, ameliyattır. Ameliyat doğal değil, mecburi bir süreçtir. Sezaryenin yaygınlaşması toplum sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Sezaryenin yaygınlaşması, normal doğumun geri plana atılmasına neden olmakta ve bu durum anne ve bebek sağlığını uzun vadede tehdit etmektedir.” dedi.
Doğum sonrası depresyon riskini azaltan önemli bir faktör
Bilimsel verilerin gösterdiği sezaryen sonrasında anneler için oluşan olumsuz durumlardan bahseden Sağlık Bakanı Memişoğlu, ayrıca sezaryenin anne ve bebek arasında doğum sonrası bağlanma sürecini de olumsuz etkilediğinin bilindiğini söyledi: “Bu bağın sağlıklı kurulması, bebek gelişimi açısından çok önemlidir. Erken temas ve emzirme sürecinde yaşanan gecikmeler, bebeğin ileriki yıllarda karşılaşabileceği sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Ayrıca normal doğum sürecinde salgılanan oksitosin hormonu hem doğumun doğal ilerleyişini sağlar hem de doğum sonrasında anne-bebek bağlanmasını güçlendirir. Oksitosin, aynı zamanda annenin doğum sonrası depresyon riskini azaltan önemli bir faktördür. Annenin bebeğiyle kurduğu bu güçlü bağ, bebeğin hem fiziksel hem de psikolojik gelişimi açısından kritik önem taşır. Dolayısıyla normal doğumun tercih edilmesi hem anne hem de bebeğin uzun vadeli sağlığı üzerinde olumlu etkiler oluşturur. Bu nedenle, tıbben zorunlu olmadıkça sezaryenin tercih edilmemesi gerekmektedir. İşte bu noktada Normal Doğum Eylem Planı, sezaryen oranlarını azaltmayı ve normal doğumu teşvik etmeyi hedeflemektedir. Amacımız sezaryen oranlarını kontrollü bir seviyede tutarak normal doğum süreçlerini yaygınlaştırmaktır.”
“Normal Doğum Eylem Planı ile anne ve bebek sağlığını en üst düzeyde tutmayı amaçladık”
Türkiye’nin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sağlık alanında son yıllarda çok önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırmakla kalmadık, aynı zamanda dünyada örnek gösterilen bir sağlık sistemi inşa ettik. Ancak sağlık hizmetlerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak ve geleceği güvence altına almak için normal doğumu daha fazla teşvik etmek ve sezaryen oranlarını azaltmak zorundayız. Bu amaçla hazırladığımız Normal Doğum Eylem Planı, bilimsel temellere dayanan bir strateji olarak ön plana çıkmaktadır. Bu plan, doğum süreçlerinde anne ve bebek sağlığını en üst düzeyde tutmayı amaçlamaktadır ve aynı zamanda toplumumuzun demografik geleceğini güvence altına almaktadır. Normal doğumun teşviki sadece anne ve bebek sağlığını korumakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal sağlığı da ilgilendiren bir konudur. Normal doğum hem bireysel sağlık açısından hem de toplumsal sağlığın sürdürülebilirliği açısından en doğru yaklaşımdır. Sezaryenin kontrolsüz artışı, doğurganlık kapasitesini sınırlamakta, toplum sağlığını olumsuz yönde etkilemekte ve demografik yapımızı tehdit etmektedir. Bu nedenle normal doğumun yaygınlaştırılması Sağlık Bakanlığı olarak en önemli hedeflerimizden biridir. Bu program kapsamında multidisipliner bir yaklaşım benimsedik. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, ebeler, aile hekimleri ve diğer sağlık profesyonelleri bir araya gelerek anne ve bebek sağlığını en üst düzeye çıkaracak bir sistem geliştirdik. Bu eylem planı, sadece bir doğum yönetimi planı değil, aynı zamanda toplum sağlığı ve ülkemizin geleceği için bir yol haritasıdır. Sonuç olarak Normal Doğum Eylem Planı ile sezaryen oranlarını kontrol altına alarak normal doğumu teşvik edecek adımları hayata geçiriyoruz. Bu adımlar, sağlıklı nesillerin yetişmesine, annelerimizin daha bilinçli ve güvenli doğum süreçleri yaşamasına katkı sağlayacaktır. Toplum olarak bu konuda farkındalığımızı arttırmamız ve normal doğumu en doğal hâliyle desteklememiz gerekiyor.” dedi.