aohbet islami chat omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat plastik şerit iqos karton masura komatsu yedek parça çember makinası polyester çember pod türkiye juul pods juul pod puff bar glo deneme bonusu veren siteler deneme bonusu bonus veren siteler

2026’DA TÜM SIKINTILAR BİTECEK

AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, ekonomideki gidişata bağlı olarak yaşanan hayat pahalılığının ne zaman biteceği konusunda tarih vererek, iddialı konuştu.

Gündem Yayın: 12 Şubat 2025 - Çarşamba - Güncelleme: 12.02.2025 15:33:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
119 okunma
Takip EtGoogle News

Öztürk, “Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik durumun ve sıkıntıların farkındayız. Sayın Cumhurbaşkanımız da çok farkında, bugün konuştuğumuz hiçbir sıkıntıyı 2026’da konuşmayacağımızın garantisi ve sözünü verebilirim.” dedi.

 AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce ve ülke gündemine ilişkin Öncü Haber’e özel değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, ekonomi yönetiminin enflasyon sorununu kökten çözme noktasında çalıştığını dile getiren Öztürk, 2026 yılının ekonomik sıkıntıların konuşulmayacağı bir yıl olacağını söyledi.

“Hava kirliliği sorununu çözmek için çalışıyoruz”

Düzce’de hava kirliliği sorununun çözümü noktasında önemli bir yere sahip olan, ‘köylere doğalgaz verilmesine dair mecliste çalışma olacak mı?’ sorusuna da Öztürk, “Hemen dibimizden bir gaz çıktı, bizim topraklarımız üzerinden de tüm Türkiye’ye bu gaz arzı sağlanacak. Bu kapsamda biz de Düzce’nin son dönemdeki hava değerlerini de göz önünde bulundurarak, gerek enerji bakanlığına gerekse de çevre bakanlığından destek alarak, bu konuyu çözmekle alakalı çalışıyoruz.” cevabını verdi.     

“Gerek emekliye, gerekse de çalışanlara gönlümüzde tam olarak yapmak istediğimiz zam olmadı"

Pandemi dönemi ve ardından 2023 yılında yaşanan 6 Şubat depremlerinin ülke ekonomisinde etkisi olduğunu söyleyen Öztürk, “Şu anda ekonomik olarak zor bir süreçten geçtiğimiz doğru, ‘Hiçbir problem yok.’ demek doğru bir tespit değil. Gerek emekliye, gerekse de çalışanlara son dönemde yapılan zamların bizim de gönlümüzde tam olarak yapmak istediğimiz zam olmadığı da bir gerçek. Ama Türkiye’nin de içinden geçtiği bir durum var. Biliyorsunuz pandemi dönemi yaşandı, tabir-i caizse bütün dünyada el freni çekildi, ekonomik çarklar dönmedi. Pandeminin etkileri geçmeye başladığında ülkemiz 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli büyük bir deprem yaşadı. 150 milyar dolar gibi doğrudan, dolaylı yoldan, yıkım yaşanan yerlerde üretimin durmasıyla birlikte 200 milyar dolar gibi bir zararı oldu. Giden canlarımız geri gelmiyor ama biz vatandaşlarımızın ekonomik kaybını telafi etmek adına hummalı bir çalışmaya girdik. Geçtiğimiz günlerde, 6 Şubat depremlerini yıldönümünde 200 binden fazla konutu vatandaşlarımıza teslim ettik. Benzeri olaylara baktığımızda, 1-2 yıl önce Almanya’da bir sel felaketi yaşandı. Dönemin Alman Başbakanı Merkel bölgeye giderek vatandaşa ‘Sigortanız var mı?’ dedi. Sonrasında ‘Tanrı sigorta şirketlerinin yardımcısı olsun.’ diyerek bölgeden ayrıldı. Bizim devletimizin ve hükümetimizin tarihten bu yana vatandaşa bakış açısı hiç bu şekilde olmadı.” ifadelerine yer verdi.

“Ekonomi yönetimi enflasyon canavarını kökten çözmek için savaş veriyor”

Ekonomi yönetiminin enflasyon sorununu çözmek için çalıştığını ifade eden Öztürk, “Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik durumun ve sıkıntıların farkındayız. Sayın Cumhurbaşkanımız da çok farkında, bugün konuştuğumuz hiçbir sıkıntıyı 2026’da konuşmayacağımızın garantisi ve sözünü verebilirim. Tabii biz bunu bugünkü gerçekliklere bakarak söyleyebiliyoruz, Allah bir daha bu millete bir felaket yaşatmasın. Ülkemizi derinden sarsacak bir felaket yaşamadığımız sürece, 2026 yılında bugünkü konuştuğumuz hiçbir ekonomik sıkıntıyı konuşmuyor olacağız. Biz bu enflasyonla, topyekün mücadele ederek, bu enflasyon canavarını yenmedikten sonra emekli ve çalışanlara ne kadar zam verirsek verelim, aynı oranda kira, gıda fiyatlarına zam yapıldığı sürece bu savaşı kazanamayız. Şu anda ekonomi yönetiminin verdiği savaş, enflasyon sorununu köklü olarak bitirmek. Konut arzının çoğalmasıyla birlikte kira fiyatlarının geri geldiğini gözle görülür şekilde hissedeceğiz. Suriye savaşının sona ermesiyle birlikte, ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeliler’in geri dönüşünün hızlanması, ilimizde de olmak üzere kiralar da gevşemeye etkisi olduğunu görüyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl hem çalışanımız hem de emeklimiz için ekonomilerinin daha düzgün ve geçinmelerinin daha rahat olacağı bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.

Öztürk ayrıca Düzce’nin köylerine doğalgaz verilebilmesi için kanuni değişiklik yapılması gerektiğine dikkat çekti.

“Doğalgaz konusunu çözmekle alakalı çaba ve çalışmalarımız var”

Doğalgaz konusunu çözmekle alakalı çalışmaları olduğunu anlatan Öztürk, “Düzce özelinde hava kirliliği noktasında, uzun süredir Düzceliler olarak mücadele ediyoruz. Doğalgaz için kanun değişikliği gerekiyor. Gerekirse hava kirliliğinin yüksek olduğu yerlerde, bununla ilgili kanuni bir değişiklik yapılarak çözmek istediğimiz bir konu. Şu anda biz bunu ilgili yerlerden istiyoruz. Hemen dibimizden bir gaz çıktı, bizim topraklarımız üzerinden de tüm Türkiye’ye bu gaz arzı sağlanacak. Bu kapsamda biz de Düzce’nin son dönemdeki hava değerlerini de göz önünde bulundurarak, gerek enerji bakanlığından gerekse de çevre bakanlığından destek alarak, bu konuyu çözmekle alakalı çalışıyoruz. Bu sadece bir bakanın veya milletvekilinin ‘Ya buraya doğalgaz verelim’ diyebileceği bir durum değil. Biz bununla ilgili birkaç sefer gittik ve görüşmeler yaptık. Şu örnek veriliyor, mesela Şırnak’ta Düzce ile beraber hava kirliliğinin en yüksek olduğu illerden bir tanesi. Bizim köylerimiz birbirine çok yakın dolayısıyla gaza ulaşımda bir sıkıntı yok. Düzce özelinde bunu daha rahat başarabiliriz, bize bu izni verin biz bunu yapalım. Diyorlar ki ‘Biz bunu Düzce örneğinde olduğu gibi verdiğimiz de, 81 ilde de bunu yapmamız lazım. Bir ile özel kanuni düzenleme olmaz, sizinle birlikte en fazla hava kirliliği olan il Şırnak, Şırnak’ta bir köy 300 kilometre mesafede ve dağlık arazide, Düzce’nin herhangi bir köyüne verdiğimiz bu imkanı başka bir ilde başka bir köye de vermeliyiz.’ Bize böyle geri dönüşler oluyor. Biz şimdi farklı argümanlar çalışarak, farklı tezlerle destekleyip Düzce özelinde bu konuyu çözmekle alakalı çaba ve çalışmalarımız var.” açıklamalarında bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.