TEHLİKELİ VİRÜS KAPIMIZDA

Sağlık 31 Aralık 2019 18:00
Videoyu Aç TEHLİKELİ VİRÜS KAPIMIZDA
A
a
En sık sivrisineklerle bulaşan bir hastalık olan Batı Nil Virüsüne Düzce'de de rastlanması üzerine Öncü Haber  tehlikeli virüsü uzmanına sordu.  Haber ekibizin  sorularını yanıtlayan Düzce Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Nevin İnce, hastalık ile alakalı hayati uyarılarda bulundu.Çoğunlukla Culex türü sivrisineklerin ısırması ile bulaşan hastalık, sıklıkla Haziran ve Eylül ayları arasında yayılıyor. Hastalığın dünya genelinde hızla yayılmasının sebebi, virüsü taşıyan sivrisineklerin farklı kanatlı hayvan türlerini de sokarak enfekte etmesidir. Uzun mesafeler boyunca uçan enfekte olmuş pek çok kuş türü, hastalığın kıtalar arasında yayılmasında etkin rol oynuyor.Batı Nil Virüsüne Düzce'de de rastlanması üzerine Düzce Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklamada vatandaşları uyarmıştı. Öncü Haber ekipleri tehlikeli virüsü uzmanına sordu.  Düzce Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Nevin İnce, yayılan tehlikeli virüs ile alakalı hayati uyarılarda bulundu.
“Bazı vakalarda ölüme yol açacak kadar ciddi seyirler olabilir.”
Batıl Nil Virüsünün belirtileri hakkında açıklamalar yapan Dr. Nevin İnce şunları söyledi: “Kişinin hastalık taşıyan sivrisinek tarafından ısırılmasının ardından virüsün ilk belirtilerini göstermesi yaklaşık olarak 2 ila 15 gün sürer. Bazı vakalar hiçbir belirti göstermezken bazıları yatarak tedavi gerektirecek ve hatta ölüme yol açacak kadar ciddi seyirli olabilir. Batı Nil Virüsüne bağlı olarak gelişen hastalıkta çoğu zaman ilk görülen belirti baş ağrısıdır. Çoğunlukla grip benzeri semptomlarla ortaya çıkan Batı Nil Virüsü belirtileri arasında baş ve sırt ağrısı, ani yüksek ateş, hâlsizlik, mide bulantısı, kusma, ishal, kaslarda güçsüzlük, deride kızarıklık ve lenfadenopati olarak bilinen lenf bezlerinin aşırı şekilde şişmesi gibi semptomlar yer alır. İleri vakalarda ise semptomlar arasında, santral sinir sistemi tutulumuna bağlı olarak uyuşukluk, boynu dik tutamama, zihin bulanıklığı, kas seğirmesi ve dışarıdan görülecek şekilde titreme, koma, konvülsiyon olarak bilinen geçici nörolojik işlev bozuklukları, menenjit, ensefalit, ataksi ve felç de görülebilir.  Batı Nil Virüsü ile enfekte olan kişilerde hastalığın %80 oranında belirti göstermediği söylenebilir. Hastalığın varlığına dair belirti gösteren %20'lik dilimde yer alan semptomatik vakaların %90'ında ise Batı Nil Ateşi olarak bilinen yüksek ateş görülür. Sinir sistemi tutulumu ise toplam semptomatik vakaların %10'unda görülür. Batı Nil Virüsü'ne bağlı olarak görülen sinir sistemi tutulumu sonucunda Batı Nil Nöro İnvaziv Hastalık (BNNI) olarak tanımlanan hastalık gelişir. BNNI'nın yaklaşık %65'i ensefalit, %30'u menenjit ve geriye kalan %5'lik kesim ise akut flask paralizi olarak tanımlanan felç türü ile seyreder. Hastalarda uykusuzluk, kas zayıflığı, bilinç bulanıklığı, depresyon, baş ağrısı şikâyetleri uzun süre devam eder. Bazı hastalarda kalıcı bilişsel ve nörolojik hasarlar olabilir.”
 “Göçmen kuşlar ile dünya geneline yayılıyor”
Virüsün nedenleri hakkında açıklamalar yapan İnce şöyle konuştu: “Batı Nil Enfeksiyonunun ana kaynağı sivrisineklerdir. Culex türüne dahil olan sineklerin ısırığıyla memelilere bulaşan hastalığın ana konağı ise kuşlardır. Kuşlardan tekrar sivrisineklere bulaşan virüs, bu yolla yüksek viremiye ya da farklı bir deyişle virüse ait parçaların kan dolaşımına girmesine yol açar. Göçmen kuşlar ile dünya geneline yayılan Batı Nil Virüsü insanlara, sivrisinek sokması ile bulaşır.”
 
“Virüs için geliştirilmiş bir yöntem henüz yok”
Virüs için henüz geliştirilmiş bir aşı veya bir ilaç olmadığını belirten Dr. Nevin İnce: “Batı Nil Ateşi için henüz geliştirilmiş bir aşı ya da ilaçlı tedavi yöntemi bulunmamaktadır.”
 
“Riskli bölgelerde uzun kollu kıyafetler giyilmelidir”
Tehlikeli virüsten korunma yolları konusunda bilgiler veren Dr. İnce  şunları kaydetti: “Batı Nil Virüsü ‘nün sebep olduğu enfeksiyonun bulaşma şekli sivrisinek ısırığı olduğundan, ısırıkları engellemek ve ilaçlama son derece önemlidir. Böcek kovucu ilaçlar kullanmak, sivrisinek ısırıklarını engelleyeceğinden etkili bir yöntemdir. Riskli bölgelerde uzun kollu kıyafetler giymek, kapı ve pencereleri açmak yerine klima kullanmak ve sulak alanlardan uzak durmak da olası sivrisinek ısırıklarını engellemek için etkin yöntemlerdir.”
 
“Ekim ve Kasım ayında mutlaka aşı olunmalıdır”
Mevsim ile alakalı nelere dikkat edilmesi sorusuna Dr. İnce şunları belirtti: “İçinde bulunduğumuz mevsim dikkate alınırsa şu dönemde en çok karşılaştığımız, Grip bulunmakta. Grip ile ilgili belli başlı hastalıkları olan vatandaşlarımızın son bahar döneminde aşılanmalarını öneriyoruz. Ekim ve Kasım aylarında bu tür vatandaşlarımız mutlaka aşılanmalıdır. Aşılandıktan sonra hastalık geçirse bile çok daha rahat atlatacaktır.”
 
“Fare popülasyonlarının bulunduğu bölgelerde açıkta yiyecek ve içecek kesinlikle bırakılmamalıdır.”
Geçen yıl Yığılca bölgesinde Hanta Virüsü görüldüğünü belirten Dr. Nevin İnce şunları ifade etti: “Fare popülasyonlarının fazla olduğu bölgelerde görülmektedir. Kişilerin kendini koruması için yediklerine, içtiklerine ve kişisel bakımlara özen göstermeleri gerekmektedir. İçme sularımızın güzel bir şekilde klorlanması gerekmektedir. Depo suları veya kaynak suyu olarak çevrede bulunan suları tüketmemeleri gerekmektedir. Fare popülasyonlarının bulunduğu bölgelerde açıkta yiyecek ve içecek kesinlikle bırakılmamalıdır.”
 
 
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

yazarlar YAZARLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sitemiz yenilendi, tasarımı sizce nasıl ?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Düzce Manşet Gazetesi - Düzce Asayiş Güncel Sağlık Eğitim Siyaset Spor Haberleri