SAHURA MUTLAKA KALKIN!

Sağlık 14 Mayıs 2018 14:02
Videoyu Aç SAHURA MUTLAKA KALKIN!
A
a

11 ayın sultanı Ramazan ayının başlamasına artık saatler kaldı. Yaz sıcaklarının yaklaşması nedeniyle sağlıklı beslenmenin daha fazla önem kazandığı Ramazan ayına özel beslenme önerilerinde bulunan Düzce Üniversitesi Hastanesi’nden Diyetisyen Merve Karakuş; sahuru atlamanın kilo almanın en önemli sebeplerinden olduğunu vurgulayarak, sahur öğününün atlanmaması gerektiğini dile getirdi.

Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Merve Karakuş; yaklaşan Ramazan ayına özel sağlıklı beslenme ile ilgili önerilerde bulundu.

İftar öğününü ikiye bölün
Hayatımızın her döneminde olduğu gibi Ramazan ayı boyunca oruç tutacak kişilerin de yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermesi gerektiğini ifade ederek açıklamalarına başlayan Karakuş; “Yeterli ve dengeli beslenmenin bu ayda da sürdürülebilmesi için iftar öğününü ikiye bölüp mola vererek tüketmek ve sahur öğününü atlamamak çok önemlidir.” dedi.

Yağlı, hamurlu, şerbetli yiyecekler metabolizmayı yavaşlatıyor
Çok yağlı yiyecekler, hamur işi ürünler ve şerbetli tatlıların metabolizmayı yavaşlatacağından kilo almaya sebep olacağına dikkat çeken Karakuş; bu besinlerin aynı zamanda sindirim sistemi rahatsızlıklarını da beraberinde getireceğini belirtti. Tuzlu, baharatlı ve şekerli gıdaların olabildiğince tüketilmemesine özen gösterilmesi gerektiğini bildiren Diyetisyen Karakuş; tuzlu ve baharatlı besinlerin susamaya; rafine şeker içeren besinlerin ise daha çabuk acıkmaya neden olacağını söyledi.

Farklı besinlere yer verin
İftar sofralarında farklı besinlere yer verilmesi tavsiyesinde de bulunan Karakuş; ”Haftada 1-2 defa kırmızı et, 1-2 gün balık, 1-2 gün kuru baklagiller, 1-2 gün sebze yemeği, beslenmenizde sağlıklı bir dengeyi kurmanızı sağlayacaktır. 1-2 adet hurma ve 1-2 bardak su ile orucu açmak en doğrusudur. Çorba hem sıvı hem de hafif bir alternatif olduğu için tercih edilebilir. Çorba ve salata ile ilk açlığı bastırdıktan sonra 10 – 15 dakikalık bir mola verip daha sonra ana yemeğe geçilmesinde fayda var. Tatlı tercihimizi, ağır şerbetli tatlılar yerine; daha hafif sütlü tatlılar ve benzerlerinden yapmak daha sağlıklı olacaktır. Tatlı ihtiyacımızı bastırması için kuru meyvelerden de yardım alabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Kesinlikle sahura kalkılmalıdır”
“Günlük hayatımızda nasıl azar azar ve sık beslenmek gerekiyorsa Ramazan’da da bunu sürdürmeliyiz.” diyen Diyetisyen Karakuş; gün boyunca alınamayan besin öğesi ihtiyaçlarını karşılamak için öğün sayısının arttırılmasının önemine vurgu yaparak, sahur öğününün atlanmaması gerektiğini dile getirdi.

Sahur için öneriler
Sahurla ilgili önerilerle açıklamasına devam eden Karakuş; “Sahurda, hafif bir kahvaltı içeriğine sahip tok tutucu özelliği olan ve kaliteli protein içeren yumurtanın, peynirin öğüne dahil edilmesi, iftara kadar olan açlık hissinin azalmasına yardımcı olacaktır. Aynı zamanda meyve tüketimi, gün içerisinde vücut için gerekli vitamin ve mineral desteğini sağlamaya yardımcı olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Pideyi sahurda tüketmek doğru değil”
Ramazan’ın olmazsa olmaz yiyeceklerinden olan pideyi sahurda tüketmenin doğru olmadığını sözlerine ekleyen Diyetisyen Karakuş; “Pideyi, haftada 2-3 kere, 1-2 avuç büyüklüğünde iftarda tüketebilirsiniz. Sahurda; tam tahıllı ekmek tüketerek tokluk sürenizi uzatabilirsiniz.” dedi. Ramazan ayında sıvı ihtiyacının mutlaka karşılanması gerektiğinin önemine vurgu yapan Karakuş; günlük su ihtiyacımızın sıcak aylarda 2-2,5 litreye çıktığına işaret etti. Diyetisyen Karakuş, su tüketiminin yanı sıra az şekerli veya şekersiz meyve kompostoları, maden suyu, taze sıkılmış meyve suları, kavun karpuz gibi sulu meyveler tüketilerek sıvı ihtiyacının karşılanmasının mümkün olduğunu sözlerine ekledi.

İnsüline bağımlı şeker hastaları mutlaka doktora danışmalı”
Kronik hastalığı olan ve ilaç kullanması gereken hastalar, emziren anneler ve hamileler için oruç tutmanın önerilmediğini ifade eden Karakuş, özellikle insüline bağımlı şeker hastalarının mutlaka doktora danışması gerektiğinin altını çizdi. Diyetisyen Karakuş; mide ve bağırsak gibi sindirim sistemi rahatsızlığı olan, 65 yaş üzerindeki bireyler, böbrek hastaları ve diyalize bağımlı kişiler ile kan şekerinde ani düşme sorunu olanların oruç tutma konusunda risk altında olduğunu da sözlerine ekledi.

Mide rahatsızlığı olanlar iftardan sonra hemen dinlenme (uzanma) pozisyonuna geçmemelidir”
Sindirimi kolaylaştırmak için yemekleri acele etmeden yavaş ve çok çiğneyerek tüketmenin önemli olduğuna dikkat çeken Karakuş, “Çok yağlı ve kızartma usulü pişirilmiş yiyecekler yerine ızgara, fırında haşlama veya buğulama yöntemleri ile pişirilmiş yiyecekleri tercih etmek sizi mide krampları, reflü, mide yanması ve hazımsızlıktan koruyacaktır. Mide asidinin uyarılmaması için; acı baharatlar, karbonatlı içecekler (kola, soda, gazoz vb.), domates, turunçgiller, çok sıcak ve çok soğuk besinler tüketilmemelidir. Yemeklerde posa oranı yüksek gıdalar (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler; ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler tercih edilmelidir. Mide rahatsızlığı olan kişiler iftarı yaptıktan sonra hemen dinlenme (uzanma) pozisyonuna geçmemelidir.” şeklinde tavsiyelerde bulundu.

Sahuru atlamak, kilo almanın en önemli sebeplerindendir”
Uzun süre aç kalmanın metabolizmanın yavaşlamasına neden olarak Ramazan ayında kilo vermekten çok, kilo alımına yol açtığına işaret eden Diyetisyen Karakuş, bunun en önemli sebeplerinden birinin sahur öğününü atlamak olduğunu dile getirdi. Metabolizmayı hızlandırmak için önerilerde bulunan Karakuş “İftar ve sahur arasında düzenli aralıklarla besin tüketimine devam edilmelidir. Sahur öğününü yaptıktan hemen sonra uyumak, kilo alımına sebep olur. Sahur öğününü yaptıktan en az 30-40 dakika sonra uyumaya özen gösterilmelidir. İftarda hem sindirim hem de doygunluk hissine ulaşmak için hızlı değil yavaş yemeye çalışılmalı ve mutlaka iyi çiğnenmelidir. İftariyelikler genelde yüksek yağ içerir, bu sebeple oruç; su, 1-2 hurma veya 1-2 zeytin ile açılmaya özen gösterilmelidir. Yemeklerin suyunu tüketmemeye çalışın, bu şekilde daha az yağ almış olursunuz.” dedi.

“İftarı yaptıktan 1,5-2 saat sonra 30-40 dakikalık yürüyüşler yapabilir”
Oruçlu olunan saatlerde çok yoğun bir spor yapılmamasının önerildiğine dikkat çeken Karakuş; “Açlık ve susuzluk durumunda yüksek şiddette yapılan egzersizler; mineral ve su kayıpları, şeker düşüklüğü, halsizlik, baş dönmesi, kalp krizi gibi pek çok sağlık sorununa sebep olabilmektedir. Herhangi bir sağlık sorununuz yoksa iftarı yaptıktan 1,5- 2 saat sonra 30-40 dakikalık yürüyüşler yapabilir veya evde yapabilecek egzersizlere yönelebilirsiniz.” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

 

 

 

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

yazarlar YAZARLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sitemiz yenilendi, tasarımı sizce nasıl ?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Düzce Manşet Gazetesi - Düzce Asayiş Güncel Sağlık Eğitim Siyaset Spor Haberleri